Kayıtlar

Şubat, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Onun Kokusuyla Erittim Etimi

  Burası, doğası gereği kötü bir yerdi. Herkes kendi kötülüklerini itinayla taşıyıp buraya yığmıştı. Ama ne olursa olsun, bu kadarı fazlaydı. İnsanları zincirledikleri demir kaynayıp dağılıyor, kıpraşan, acı içinde feryat edenlerin üzerlerine hamur kıvamına gelmiş çelik dökülüyordu. Çenesinde üç dört tane halat gibi sakalı olan, gözlerinin biri burnunun hemen yanında diğeri alnının ortasında olan görevliler de işlerini asla aksatmıyordu. Kırk beş dakikada bir zincirleri ve kelepçeleri değiştiriyor, eriyip dökülerek azalan çelik kütleleri yeniliyorlardı. Görevlilerin tek şikayeti, bitmez tükenmez çığlıklardı. Ama rahatsız olmalarının sebebi merhamet, vicdan ya da başka herhangi olumlu bir his değildi. Sadece alışkın olmadıkları saçma sapan bir sesti. Milyarlarca yıl sessizlik içinde bugüne hazırlık yapmışlardı: Kötülük yapmış etleri kazımaya, onları kaynayan bok çukurlarına atmaya, daha kötü olanları daha derin çukurlara, daha havasız deliklere, daha sıcak uçurumlara atmakla i...