Kayıtlar

Ağustos, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Başkasının İntiharı (Tek perdelik küçük oyun)

  Yok olmaktaydı başkası ve kendi.  Sıradan bir gün gibiydi, hem köle, hem efendi.  Kimin intiharıydı bu bilinmez;                                                                                     Acaba kaçıncı müntehirdi?             Başkası:          Nedir bu eziyet eden zihnime? Nasıl da geçmiş her şey birbirine; “ters dönüp duran bir kum saati” bitmezliğiyle. Lanetlenmiş bir analoji bahşedilmiş bana, kim oynatsa ağzını karşımda, karışır sayfalar sayfalara. “Yüzbaşının aylak kızı, bir elinde asa, diğer elinde bir flütle, yaşlı bir adamın yanında balıkçılık oynuyor; ‘Goriot Baba!’ diyor, hapisten yeni çıkmış elma toplayıcısına.”          Uzun zamandır aklımda! Sonsuzluk grevine gidec...

Okuma ve Metin Arasında Eleştirinin Varlığı

Eleştiri, metodoloji ve kuram, kültür tarihi boyunca belirli biçimlerde iş birliği içine girmiştir; metnin eleştirisinin nasıl yapılacağı, metodoloji ve kuram temelinde anlaşılmıştır. Bu üç kavram arasında hiyerarşik bir düzen kurmak, eleştirinin soykütüğünü araştırırken, eleştirinin kültürel ve sanatsal köklerini ararken gerekli hâle gelmektedir. Kural olarak, kuramı, belirli bir anlaşılma düzeneği sunan perspektif olarak belirlediğimizde, metodolojiyi de bu kuramın uygulanış biçimleri olarak anlamak zorunda kalırız. Son olarak, anlaşılma düzeneğiyle ve anlaşılma düzeneğinin hangi biçimlerde uygulanabileceğiyle birlikte, eleştiri ortaya çıkar. Dolayısıyla eleştiri, kendisinden kavramsal, kültürel ve sanatsal olarak yüksek seviyede olan kuram ve metodolojinin omuzlarında yükselir; ve önemi inkâr edilemeyecek bir pozisyona yerleşir. Görüleceğini gibi edebiyat ve edebiyat kuramları tarihini anlamak, bu hiyerarşik düzenin nasıl ters düz edildiğini anlamakla başlar. Kuram ve metodoloji, el...

P. D. Juhl'tan bir makale (1980): Edebî Eserin Yalnızca Tek Doğru Yorumu mu Vardır? (Çeviren: Furkan Kemer)

P. D. JUHL Edebî Eserin Sadece Tek Doğru Yorumu mu Vardır?   Çeviren: Furkan Kemer  Edmund Wilson, Henry James’in “The Turn of the Screw” adlı eserindeki mürebbiyenin “baskılanmış cinsel bir durumu” ifade ettiğini ve “hayaletlerin aslında sadece mürebbiyenin gördüğü halüsinasyonlar” olduğunu söyler (1). Diğer taraftan Alexander Jones, hayaletlerin halüsinasyon olmadıklarını, hatta oldukça gerçek olduklarını söyler. Christine Brooke-Rose başka bir görüştedir: hayaletlerin gerçek mi yoksa halüsinasyon mu olduğu sorusunun cevapsız olduğunu düşünür.   “The Turn of the Screw” hakkındaki bu cümlelerden biri doğruysa, bu diğerlerinin yanlış olduğu anlamına mı gelir? Hepsi doğru olabilir mi? Doğru olmasa bile kabul edilebilir olabilir mi? Hayalet hem gerçek hem de yalnızca mürebbiyenin gördüğü bir halüsinasyon olabilir mi?   Bahsedilen yorumlar gibi farklı yorumların varlığı, bir edebi eserin yalnızca tek bir doğru okumaya sahip olup olmadığı veya genellikle ...

E.W. Wilcox'tan "Yalnızlık" Adlı Şiir (Çeviren: Furkan Kemer)

Gülersin, dünya seninle güler; Ağladığında, bir başına ağlarsın. Üzgün, yaşlı dünya ödünç alacaktı da neşeyi, Ama, yeterince dert vardı üzerinde Şarkı söylersin, dağlar ve tepeler cevap verir sana. İç geçirdiğinde, yitip gider her şey havada. Sevinçli bir sese sıkışmıştır yankılar, Ama önemseyen bir ses olmaktan, çok uzaktalar. Sevinin, insanlar sizi arayacaklar; Yas tutun, hepsi dönüp gidecek. Sevincinizin her zerresini istiyorlar, Ama kederinize,  yüz çeviriyorlar. Memnun olun, etrafınız doludur arkadaşlarla; Üzgün olun,  kaybedersiniz onları anında. İstemeyen yok şerbetli şarapları, Ama yalnızken, içmelisin hayatın gamını. Şölen, ve tıka basa doludur salonlarınız; Hızlıca, geçip gider dünya. Başardıkların veya aldığın hediyelerin, yardım eder yaşamana; Ama kimse, yardım edemez sana,  son nefesini aldığında. Bir oda var, zevkle döşenmiş salonlarda, Uzun ve azametli bir yolculuk için, Hepimiz, birer birer geçmeliyiz Acının, o daracık geçitlerinden.